Ana Sayfa

EKONOMİ

Seyahat ve Yaşam

Sanat-Kültür-Tarih

SPOR

İşletmede Verimlilik

İşletmelerde İSG

TEKNİK BİLGİ ve ÇÖZÜMLER

Haberler & Duyurular

BLOG

Resim ve Karikatürler

Kayıt

İletişim
Hoşgeldiniz!
GÜNLÜK YAŞAM
KUANTUM FİZİĞİ
BİLGİSAYAR&PROGRAM
KLASİK BİLİM
AYDINLATMA&IŞIK
CEP TELEFONLARI
Mayıs, 2014
Temmuz, 2014
Ocak, 2015
Şubat, 2015
Haziran, 2015
Temmuz, 2015
Şubat, 2017
Balığa Limon neden sıkılır?

Neden balığa limon sıkılır?


Balığa limon sıkmak doğru mudur? Balığa limon sıkma kültürü nereden kaynaklanıyor?
Neden Balıkla yoğurt birlikte yenirse insan zehirlenir? Bu yazıda bunlara değiniyoruz.

 

Izgarada nar gibi kızarmış balığın üzerine limon sıkarak yemek çoğu gurme tarafından pek tasvip edilmeyen bir davranış. Tabii zevk meselesi saygı duyuyoruz. Ama peki bu alışkanlık nereden ve hangi ihtiyaçtan doğmuştur? Öyle ya ızgarada pişirilmiş bir et ürününe neden dünyada hiçbir kültür limon sıkmazken balığa bunu reva görmüştür?

Sitelerin bir çoğunda bu kültürün Fransız mutfağından kaynaklandığı şeklinde açıklamalar var ama bizim bu alışkanlığı dedelerimizden aldığımızı varsayarsak Türkiye’de 1940’larda 50’lerde kim Fransız mutfağının yalnızca bu alışkanlığını ülkemize transfer etmiş olabilir? Ayrıca bu kez Fransızlar neden balığa limon sıkar sorusu ortaya çıkmaz mı?

Her neyse, yıllar önce TRT televizyonundaki bir programda bunun nedeninden bahsedilmiş ve bu bana çok mantıklı gelmişti. Sizlerle paylaşmak isterim.

Şimdi lütfen az önce yukarıda bahsetmiş olduğumuz 1940’lı 50’li ve daha önceki yılları bir düşünün. Bu yıllar ve daha önceleri ulaşım imkanlarının çok kısıtlı olduğu zamanlar olduğu malum. At arabalarıyla taşıma dönemini hiç düşünmek istemiyorum. Bir de yolların kötü durumunu bugünkü durumuyla da kıyaslamak mümkün olamaz. Kıyı kasabalarında denizden tutulan balıklar iç kısımlardaki şehirlere işte bu kötü ulaşım imkanlarıyla taşınıyordu. Amasra’dan Samsun’dan Ankara’ya, Trabzon’dan Erzurum’a, Sivas’a, İzmir’den Afyon’a Denizli’ye vs. deniz balığının taşınma sürelerini ve şartlarını hayal edin. Benzeri taşıma şartlarını Fransa’daki kıyı kasabalarından Paris’e olarak da düşünebiliriz.

Eski kışları yine eskilerden duymuşsunuzdur. Çoğu asfalt olmayan yolların kışları kar ve çamur nedeniyle kolay aşılamayacağı ve belirli hava koşullarında taşımaların yapılabileceği açıktır. Ama her durumda taşımacılık zaman alıyordu.

Durun yetmedi şimdi bir de o zamanlardaki depolama koşullarını düşünün. Bırakın buzdolabı ve soğuk hava depolamalarının olmasını bir çok yerde elektriğin olmadığı dönemler.

Dünyada ve özellikle ülkemizde balık avcılığında “yasak dönem uygulamaları” çok eski değildir ve kışın çok sert hava koşullarında av yapabilecek büyük tekneler de o zamanlar yoktu. Dolayısıyla balıkçılık kışın havaların çok sert ve çetin olmadığı diğer her döneme yani bütün bir yıla yayılmıştı. Bu kışın çetin hava koşularına rağmen maddi zorunluluklardan dolayı Karadeniz’e açılan tekneleri bekleyen anne ve gelinlerin bekleyişlerini anlatan roman ve eserleri duymuşsunuzdur sanırım. Bazen Karadeniz tekneyi alır ve geri vermezdi.

İşte bütün bu koşullar balığın avlanmasıyla tüketilmesi arasında geçen süreyi hem arttırıyor hem de saklama koşulları bugüne oranla balığın nispeten daha bayat tüketilmesine neden oluyordu.
Balığın yoğurtla tüketilmemesi gerektiği, yoksa zehirlenmenin söz konusu olacağı” da bu dönemlerde oluşmuş bir bilgi olsa gerek. Aslında çok bayat balık zaten zehirler, Anadolu’da çok tüketilen yoğurt ta zehrin dışarı atılmasına yardımcı olur ama suçlu ikisinin birlikte yenmesi olmuştur herhalde.


Limon tazelik ve ferahlıkla özdeşleşmiştir. Ağır bir yemeği, çorbayı daha içilebilir yenilebilir yapar. Örneğin midye dolmanın "ağır tadını" limon giderir.

İşte eski zamanlarda balığın üzerine limon sıkılması onun o hafif bayatlamış tadının bastırılmasıyla ilgilidir. Bol limon sıkarsanız balık bayat ta olsa bireyler artık bunu limonun keskin tadı sayesinde pek algılayamazlar.

Eğer biz bu alışkanlığı hakikaten Fransızlardan almışsak onların da aynı nedenlerle bunu yapmış olmaları gerekir sanırım.

Peki ya göllerden ve nehirlerden tutulan balıklara neden limon sıkılıyor o zaman denilebilir.
Balığa limon sıkılmasının olabilecek nedenlerinden birisi de belki tatlı su balıklarının yavan tadının iyileştirilmesi de olabilir.
Bilindiği gibi nehir ve göl balıklarının tadı deniz balıklarına göre oldukça yavandır. Bu nedenle tatlı su balıkları pişirilirken ya da pişirildikten sonra muhtelif lezzetlerle zaten desteklenir. Alabalık bile güveç kabında tereyağı ve bir çok malzemeyle birlikte pişirildiği yetmezmiş gibi çıkarmadan önce üzerine kaşar rendelenir. Diğer bir çok tatlı su balıklarının üzerine sos tatbik edilir. Bunları yapmıyorsanız en basit yol üzerine limon sıkmak ve tadını yanına konan haşlanmış patates ve üzerine serpilen baharatlarla desteklemektir.

Balık ne kadar az yağlı ve tadı yavansa o kadar çok malzemeyle beraber pişirilmek durumunda görünüyor.

Taze bir deniz balığını ızgarada pişirip yanında güzel hazırlanmış limonlu bir salatayla birlikte yemek orta yol olsa gerek. Ne limondan vazgeçmiş olursunuz ne de enfes taze balık tadından.
                         
Palamut Izgara                                                                          Somon Izgara   
 
<< Geri Dön Yeni Yorum Ekle
okan bayram
3/15/2015 10:02:47 AM
balığa limon sıkılır
Evet sıkılır, deniz çocuğuyum hamsinin buğulamasınada dilimlenmiş limon konur evet kırmızı kapıdağı soğanıyla yenirse o yoksa karacabey kırmızı soğanıyla tavsiye edilir bol yeşillikle roka tere kırmızı lahana afiyet olsun.
1 Adet
Yeni Yorum Ekle
İsim*
Konu*
Yorum*
Lütfen resim üzerinde gördüğünüz onay kodunu giriniz.*
Resmi Yenile


 
Ana SayfaEKONOMİSeyahat ve YaşamSanat-Kültür-TarihSPORİşletmede Verimlilikİşletmelerde İSGTEKNİK BİLGİ ve ÇÖZÜMLERHaberler & DuyurularBLOGResim ve KarikatürlerKayıtİletişim